Av. Senay Güner Özöner
Demokratik toplum düzeninin temel dayanaklarından biri olan ifade özgürlüğü, iş ilişkileri bakımından da özel bir öneme sahiptir. Bununla birlikte, çalışma yaşamında işçinin ifade özgürlüğü kapsamındaki bazı söz ve davranışları sonucunda, sıklıkla işçinin işverene karşı üstlenmiş olduğu sadakat yükümlülüğü ile işyerinin düzeni, işverenin ticari itibarı ve benzeri işveren menfaatleri çatışabilmektedir. İşçinin işverene yönelik eleştirel açıklamaları, sosyal medya paylaşımları, hukuka aykırılıkların ifşa edilmesi,siyasi görüşlerini açıklaması veya sendikal faaliyetler kapsamında yaptığı açıklamalar, hangi noktaya kadar ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir? Bu özgürlüğün sınırları nasıl belirlenmelidir? Bu eser, iş hukukunda ifade özgürlüğünü anayasal haklar perspektifinden ele almakta; bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin iş mahkemesi kararlarına karşı yapılan bireysel başvurularda geliştirdiği içtihadı seçili kararlar üzerinden incelemektedir. Çalışmada öncelikle ifade özgürlüğünün kavramsal ve hukuki temelleri ele alınmakta, ardından işçinin işveren uygulamalarına yönelik eleştirileri, ifşa ve ihbar hakkı (whistleblowing), siyasi açıklamaları ve sendikal faaliyetler kapsamında ortaya çıkan uyuşmazlıklar; karar analizleri eşliğinde değerlendirilmektedir.Avukatlar, hakimler, insan kaynakları profesyonelleri, sendika temsilcileri ve iş hukuku alanına ilgi duyan herkes için faydalı olması umulan bu çalışma, işçinin ifade özgürlüğü ile işverenin haklı menfaatleri arasındaki hassas dengenin nasıl kurulması gerektiğine ilişkin bir perspektif sunmaktadır.
Av. Senay Güner Özöner
Demokratik toplum düzeninin temel dayanaklarından biri olan ifade özgürlüğü, iş ilişkileri bakımından da özel bir öneme sahiptir. Bununla birlikte, çalışma yaşamında işçinin ifade özgürlüğü kapsamındaki bazı söz ve davranışları sonucunda, sıklıkla işçinin işverene karşı üstlenmiş olduğu sadakat yükümlülüğü ile işyerinin düzeni, işverenin ticari itibarı ve benzeri işveren menfaatleri çatışabilmektedir. İşçinin işverene yönelik eleştirel açıklamaları, sosyal medya paylaşımları, hukuka aykırılıkların ifşa edilmesi,siyasi görüşlerini açıklaması veya sendikal faaliyetler kapsamında yaptığı açıklamalar, hangi noktaya kadar ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir? Bu özgürlüğün sınırları nasıl belirlenmelidir? Bu eser, iş hukukunda ifade özgürlüğünü anayasal haklar perspektifinden ele almakta; bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin iş mahkemesi kararlarına karşı yapılan bireysel başvurularda geliştirdiği içtihadı seçili kararlar üzerinden incelemektedir. Çalışmada öncelikle ifade özgürlüğünün kavramsal ve hukuki temelleri ele alınmakta, ardından işçinin işveren uygulamalarına yönelik eleştirileri, ifşa ve ihbar hakkı (whistleblowing), siyasi açıklamaları ve sendikal faaliyetler kapsamında ortaya çıkan uyuşmazlıklar; karar analizleri eşliğinde değerlendirilmektedir.Avukatlar, hakimler, insan kaynakları profesyonelleri, sendika temsilcileri ve iş hukuku alanına ilgi duyan herkes için faydalı olması umulan bu çalışma, işçinin ifade özgürlüğü ile işverenin haklı menfaatleri arasındaki hassas dengenin nasıl kurulması gerektiğine ilişkin bir perspektif sunmaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.040,00 | 1.040,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.040,00 | 1.040,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.040,00 | 1.040,00 |


